|

Bu sayfa yapım aşamasındadır.
Sayfada yayımlanmasını istediğiniz bilgi, belge ve resimleri lütfen
ben@turanay.net
adresine mail yoluyla gönderin.
|
Atatürk'ün Kütahya Lisesinde yapmış olduğu konuşma;
"Muallime hanımlar ve muallime efendiler, bu irfan yuvası altında hepinizi
bir arada görmekten ve hepinizi selamlamaktan çok memnunum.
Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, gerçek
mutluluğa ulaştırmak için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını
kurtaran asker ordusu, diğeri memleketin geleceğini yoğuran irfan ordusudur.
Bu iki ordunun her ikisi de kıymetlidir, yücedir.
Fakat bu iki ordudan hangisi daha değerlidir, hangisi bir
diğerinden üstündür? Şüphesiz böyle bir tercih yapılamaz. Bu iki ordunun
ikisi de hayatidir.
Yalnız siz irfan ordusu mensupları, sizlere mensup olduğunuz
ordunun değer ve yüceliğini anlatmak için şunu söyleyeyim ki sizler ölen ve
öldüren birinci orduya, niçin öldüğünü öğreten bir orduya mensupsunuz.
Biz iki ordudan birincisine, vatan çiğnemeye gelen düşman karşısında kan
akıtan birinci orduya -bütün dünya bilir, bütün dünya şahit oldu ki- pek
mükemmelen sahibiz. Vatanın dört sene önce düştüğü büyük felaketten sonra,
yoktan var olan bu ordu, vatanı yok etmeye gelen bu düşmanı kutsal vatan
toprağında boğup mahvetti. Yalnız bu orduya sahip olmakla, işimiz bitmiş,
gayemiz bu ordunun zaferiyle son bulmuş değildir.
Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar
parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin köklü sonuçlar vermesi ancak
irfan ordusuyla mümkündür. Bu ikinci ordu olmadan birinci ordunun elde
ettiği kazanımlar sönük kalır. Milletimizi geçek mutluluğa, kurtuluşa
ulaştırmak istiyorsak, bizi ölümden kurtaran ve hayata götüren bugünkü idare
şeklimizin sonsuzluğunu istiyorsak, bir an önce büyük, kusursuz, nurlu bir
irfan ordusuna sahip olmak zorunluluğunda bulunduğumuzu inkar edemeyiz.
Eski idarelerin en büyük kötülüklerinden biri de irfan
ordusuna layık olduğu önemi vermemeleridir. Eğer önem verilseydi, geleceği
emanet ettiğimiz sizlere, gelecek kadar güvenilir bir mevki verilmesi
gerekirdi. Henüz üç dört senelik hayata sahip olan milli idaremizde irfan
ordusu ile layık olduğu kadar ilgilenilememiştir. Fakat buradaki mecburiyeti
milletin münevverleri olan sizler elbette ki daha iyi takdir edersiniz.
Bütün kuvvetimizi yalnız cephede toplamaya mecbur olduğumuz bu kısa süre
içinde tabiatıyla irfan ordusuyla gereğince meşgul olamadık. Lakin Cenab-ı
Hakk'a şükürler olsun ki düşman karşısındaki aziz ordumuz için harcadığımız
bütün emekler mutlu sonucunu verdi.
Artık bundan sonra aynı kuvvet, aynı faaliyet, aynı istekle
irfan ordusu için çalışacak ve birincide olduğu gibi bu ikinci ordudan dahi
emeklerimizin, faaliyetlerimizin mutlu ve başarılı sonuçlarını aynı
parlaklıkta elde edeceğiz.
Arkadaşlar, asker ordusu ile irfan ordusu arasındaki birliktelik ve alakayı
belirtmek için şunu da ifade edeyim, kıymetli bir eserden ordunun ruhu
kumanda heyetidir deniliyor. Hakikaten böyledir. Bir ordunun kıymeti kumanda
heyetinin kıymeti ile ölçülür. Siz öğretmenler, sizler de irfan ordusunun
kumanda heyetisiniz. Sizin ordunuzun kıymeti de sizlerin kıymetinizle
ölçülecektir. İstiklal mücadelesinde üç dört senedir düşmanı topraklarımızda
mahvetmek için yaptığımız savaşla ordunun ruhu olan kumanda heyeti
değerlerinin yüksekliğini nasıl ispat etmişse, bundan sonra yapacağımız
yenilikler milletimize bir karanlık gibi çöken genel cehaleti mağlup etmek
savaşında da irfan ordusunun ruhu olan siz öğretmenlerin aynı yeteneği
ortaya koyacağınıza eminim.
Bu konuda size güveniyor ve saygı ile selamlıyorum."
(KÜTAHYA LİSESİ - 24 MART 1923)
|